Son açıklanan OSD verilerine göre toplam üretim yüzde 9 artarak 1 milyon 468 bin 393 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 525 bin 963 adede yükseldi. Toplam ihracat 1 milyon 18 bin 247 adet, otomobil ihracatı ise 663 bin 90 adet düzeyinde gerçekleşti. Otomotiv sanayisinin kilogram başına ihracatı 2023’de 11.2 dolara yükseldi. 2022’de kilogram başına ihracat 10.2 dolar seviyesindeydi. İç pazar satışları da yüzde 55 artarak 1 milyon 283 bin 952 adetten kapandı.
İç pazarda 2024 için toplam satışta sektörün öngörüsü yüzde 30-35 düşüşle 800-850 bin adet olarak açıklanırken, üretimde hedefler büyüdü. OSD öngörülerine göre 2024’te toplam üretimin yüzde 3-6 artışla 1 milyon 510 bin, 1 milyon 560 bin adede yükselmesi, ihracatın da yüzde 5-10 artışla 1 milyon 120 bin adede ulaşması bekleniyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Çinli otomobil markalarının ağır rekabeti hissediliyor. Avrupa’da atağa geçen Çinli markalar iç ve dış pazarlarda Türk otomotiv sektörünün en büyük rakibi oluyor. AB ülkelerine en çok otomotiv ihracatı yapan ülke unvanını yıllardır koruyan Türkiye liderliğini Çin’e kaptırdı. Çinli markalar 2021 yılında ürettikleri araçların sadece yüzde 7.7’sini ihraç ederken, 2023’te bu oranı yüzde 16’ya yükselttiler. Benzer bir tablo iç pazarda da yaşanıyor. Yaklaşık iki yıl önce Türkiye pazarına giren Çinli markalar, geçtiğimiz yıl satışlarını 59 bin 97 adede yükseltti. Çinlilerin aldığı pay yüzde 6.10’a çıkarken ülkemizde satılan her 100 otomobilden 6’sı Çinli oldu.

Eroldu, “Peki ne olacak Türkiye’nin geleceği? Bu uzun vadeli hepimizin koruması gereken bir durum. Burada 50 yıldan beri yaratılan bir sektör, sanayi var. Bunu korumamız lazım. Bu sadece 10 tane daha fazla araba satalım konusu değil. Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmak adına Türkiye pazarını büyütmemiz lazım. Türkiye pazarı yalnızca yeni yatırımcılarla büyüyecek. Biz nasıl üretimi 3 milyona çıkartırız. Bizim peşinde olduğumuz o. Batarya yatırımı gelmesini sağlayacak konu o. Yoksa teşvik değil önemli olan. 1 milyonluk üretiminiz varsa istediğiniz teşviği verin. Bataryayı takacağınız araç yoksa bir anlamı yok. Türkiye pazarının büyütülmesi ve Türkiye pazarında batarya talebinin olgunlaşması lazım.
O işe biraz daha zaman var. Avrupa’nın ortalama milli geliriyle Türkiye’ninki aynı değilki. Bugün gidelim Romanya’ya. Romanya’da elektrikli araç var mı acaba? Bir Almanya ile, İsveç ile hep mukayese ediyoruz ama bugün elektrikli araç penetrasyonunun en yüksek olduğu ülke Norveç. 100 bin doların üstü milli geliri var. Romanya, Bulgaristan gibi ülkelere gidelim yüksek gelir seviyesindekilerin kısıtlı sayıda elektrikli araçları var, başka elektrikli araç yok. Biraz da bu fiyatların aşağı gelmesi lazım. Ne zaman elektrikli ve içten yanmalı maliyetlerinde elektrikli lehine bir şey olacak, o zaman elektrikliler daha ön plana çıkacak, bunların ikinci elleri oluşacak” dedi.
REKABETİ BOZUYORLAR
İç ve dış pazarlarda ortaya çıkan bu gelişmenin rekabet ortamını bozduğunun altını çizen Otomotiv Sanayi Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, “OSD olarak rekabete karşı da değiliz hazırlıksız da değiliz. Sonuçta bu Çin rekabeti kaçınılmaz bir şey. Rekabet yalnız Türkiye topraklarında olmuyor. Büyük oranda yaptığımız ürünleri Avrupa’ya ihraç ediyorsak, Avrupa’da da Çinli markalar var. Zaten Avrupa’da rekabetin içindeyiz. Ancak ülke olarak Çin’den 2023’ün 11 ayında 41.7 milyon dolarlık ithalata karşılık 3 milyar dolarlık ihracatımız var. Sadece otomotiv olarak baktığımızdaysa Çin’den 2.2 milyar dolarlık otomobil ve yedek parça satın aldık. Sadece 21 milyon dolarlık parça ihraç ettik. Dış ticaret açığımız 2.2 milyar dolara ulaştı” açıklaması yaptı.
“Türkiye’nin Çin ile olan ticaret açığı 2019’da 16 milyar dolarken şu anda 2023’ün 11 ayında 38 milyara gelmiş. Bu demek ki yılı da 42-43 milyar dolarlık bir dış ticaret açığı ile kapatacağız. Bu sürdürülebilir bir şey değil” diye konuşan Eroldu, geçtiğimiz yıl son çeyrekte Çin üretimi elektrikli araçlara getirilen 7 bölgede, distribütörün sahibi olduğu 20 servis ve çağrı merkezi kurma zorunluluğunun içten yanmalı araçları da kapsaması gerektiğini vurgulayıp, “2023’ün ilk 11 ayında Çin’den yüzde 78’i içten yanmalı, yüzde 20’si elektrikli, yüzde 1’i plug-in hibrit, yüzde 2’si hibrit araç ithal ettik. Son dönemde Sanayi Bakanlığı bu işin elektrikli tarafına müdahale etti. Fakat burada da içten yanmalının ne kadar büyük olduğunu ve büyümeye devam ettiğini görüyoruz” dedi.
Eroldu; “Biz de Çinli markaları yatırım yapmaya davet ediyoruz. Zaten bakanlığımızın da bu yönde yaptığı çalışmalar var. Çinli yatırımcıların gelip Türkiye’de yatırım yapmaları lazım. Otomotiv sanayi olarak rekabeti olumlu buluyoruz ama yalnızca ithalatla bu pazarın kaybedilmesi doğru bir şey değil. Yani bizler nasıl otomotiv sanayi üyeleri olarak taşın altına elimizi koyduysak onların da koyuyor olması lazım. Türkiye’nin bir parçası olması bizi de geliştirecektir. Yani Çinli firmaların gelmesi birtakım teknoloji transferini de getirecek. Buradaki tedarikçi parkını da iyileştirecek. Yani Türk otomotiv sanayini daha da güçlendirecektir. Bundan da kimsenin çekinmemesi lazım” diye konuştu.
Türkiye otomotiv sanayisinin Ar-Ge harcaması 2023’de yüzde 73 artışla 11.7 milyar TL seviyesine yükseldi. Ar-Ge çalışanlarının sayısı ise yüzde 10.5 artarak 6 bin kişiye ulaştı. 2023’de Ar-Ge ihracatı 215 milyon dolar oldu.







