Hibrit motora sahip bu özel Lexus LC 500’ü satışa sunuldu. Türkiye’de bu yıl yalnızca 2 kişi sahip olabilecek. Otomobilide 359 beygirlik markanın en yeni 3.5 litrelik V6 hibrit motoru bulunuyor. Spor otomobilde lüksün tanımını yeniden belirleyen süper coupe LC 500h’nin fiyatı 1 milyon 690 bin TL’den başlıyor. LC 500, 2.870 mm dingil mesafesi ve 4.760 mm uzunluğuyla sportif ölçülere sahip. Düşük motor kaput çizgisi, coupe’nin atletik profili ve akıcı tavan çizgisi, sürücünün etrafında şekillenmiş siluetiyle farklı bir tasarım ortaya koyuyor.
Lexus’a özgü yeniden yorumlanan ön panjur ve hareketli arka kanat otomobile radikal bir görünüm kazandırıyor. LC 500’ün üçlü LED far ünitesi ise, ultra kompakt yapısıyla alçak kaput çizgisini ve kısa ön bölümü daha da belirginleştiriyor. Arka tarafta kaslı çamurluklar LC 500’ün dengeli duruşunu güçlendiriyor.
Dünyanın ilk 10 ileri otomatik şanzımanı LC’de
LC’nin 477 HP güç üreten 5.0 litrelik atmosferik motora sahip benzinli versiyonu da, sipariş üzerine Türkiye’ye getirilecek. V8 motora sahip benzinli LC 500, dünyada lüks bir otomobilde ilk kez sunulan 10 ileri otomatik şanzımanıyla teknoloji konusunda da öncülük yapıyor. Konvansiyonel otomatik şanzımanlara göre daha hızlı çalışan 10 ileri Direct Shift şanzıman, 0.12 saniye ile insanın gözünü kırpma süresinin yarısı gibi bir sürede vites değişimi sağlıyor. Sistem aynı zamanda günlük sürüş rutinlerini öğrenerek en uygun vitesi seçiyor. Atmosferik V8 motora sahip LC, etkileyici sesiyle birlikte spor otomobil deneyimini farklı bir boyuta taşıyor. LC 500, 0-100 km/s hızlanmasını ise sadece 4.7 saniyede gerçekleştiriyor.
Multi Stage Hybrid Sistemi
LC’nin hibrit motora sahip LC 500h versiyonunda yer alan Multi Stage Hybrid Sistemi, performans otomobilleri için özel olarak tasarlanmış hibrit güç ünitesinin yeni jenerasyonunu temsil ediyor. Sistemin üç amacı bulunuyor: Daha fazla güç ve tork, daha yüksek verimlilik ve daha fazla sürüş zevki. Bu sistem, güç ve yakıt tüketimi arasındaki optimum dengeyi sağlarken, aynı zamanda daha sportif ve keyif verici bir sürüş deneyimi için gaz pedalının sürücüye verdiği tepkinin de motor devriyle uyum içerisinde olmasını sağlıyor. LC 500h’de güçlü bir elektrik motoru, lityum iyon yeni batarya ve 3.5 litre V6 benzinli motor yer alıyor. LC 500h’nin hibrit motorunun kombine gücü ise 359 HP olarak dikkat çekiyor. Bu araçla birlikte bir hibrit araçta ilk defa E-CVT şanzıman tam otomatik 4 kademeli şanzıman ile birleştirilerek kullanılıyor. Fiziksel viteslerin yerleştirilmesi, sürücünün ihtiyaç duyduğu motor devirleriyle daha iyi uyum sağlanmasına imkan veriyor. Elektrik motorunun yüksek torku, gaz pedalına basıldığı anda doğrudan alınabiliyor. LC 500h’nin 0-100 km/s hızlanması ise 4.9 saniye ile dikkat çekiyor.
Sürücü Odaklı Sofistike Kabin
LC 500’ün tamamen yeni kabini bir Lexus premium coupe’sinin zarif, kaliteli ve sofistike yanlarını taşıyor. Tamamen yeni kabin tasarımına sahip LC 500, dinamik dış tasarımını içeride de devam ettiriyor. Lexus coupe modeli LC, sürüş keyfini ve yolcu konforunu, yüksek kalite ve zarafetle buluşturuyor. Ön yolcu bölümü konforlu ve geniş bir alan sunuyor. Sürüş pozisyonu ise, sezgisel kontrollerle ve ergonomik mükemmellikle birlikte sürücüye heyecanlı bir sürüş ve güven verecek şekilde özenle oluşturuldu. Sürücünün oturduğu kısım, coupe’nin ağırlık merkezine yakın olacak şekilde tasarlandı. Aynı şekilde direksiyon tasarımına da özel bir önem gösterildi. İç tasarımda kullanılan malzeme, maharet gerektiren el yapımı işçilikler ve işçilik kalitesi, Lexus’un detaylara verdiği önemi gösteriyor.
Yüksek Güvenlik Özellikleri
Yeni LC 500, tasarımı ve performansıyla olduğu kadar güvenlik özellikleriyle de etkileyici olmayı başarıyor. Araçta standart olarak yer alan Lexus Safety System+ ayrıca yeni geliştirilen çarpışma önleyici sistemlerine de sahip. Milimetrik radarı ile yayaları tanıma özelliğine sahip Ön-Çarpışma Sistemi (PCS), tüm hızlarda çalışan Adaptif Hız Sabitleme Sistemi, Şerit Takip Asistanı (LKA) ve Otomatik Uzun Huzmeli Far Asistanı (AHB) ile birlikte LC 500 üst düzey güvenlik sistemleri sunuyor.

Otomotivde yeni bir çağ yaklaşırken ülkemizin vergi sisteminin bu gelişmeleri desteklemekten uzak kaldığını vurgulayan Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “Geçici olarak verilen teşvikler uzun soluklu olamıyor ve devletin vergi kaybını beraberinde getiriyor. Bu nedenle vergi sisteminde köklü değişiklikler yapılmalı” açıklaması yaptı.
1.6 LT TAKINTISI BİTMELİ
Yıllar öncesinde kalan 1.6 lt motor hacmine göre şekillenen vergi sisteminin değişmesinin gerektiğinin altını çizen Bozkurt, “Günümüzde bir otomobilin lüks olup olmadığının belirlenmesinde 1.6 lt motor hacmi ilgisiz kalıyor. Dünyadaki iyi vergi uygulamalarına bakarak, motorun verimliliği ve çevreci oluşu gibi konuları ön planda tutan yeni bir vergi sistemi oluşturmalıyız. Çünkü biz de artık dünyadaki yeni otomobil teknolojilerinin Türkiye’deki kullanıcılara kolaylıkla sunulması gerektiğini düşünüyoruz. Aynı zamanda çevre kirliliğini azaltma konusunda da tüm dünya adımlar atarken bizim bu konuya gözümüzü kapama şansımız olmayacaktır” açıklaması yaptı.
VERGİ KAYBI OLMAMALI
“Yeni vergi sistemi çalışılırken, devletin mevcut vergi gelirlerinde bir azalma olmamasına da dikkat etmek gerekmektedir. Kısa vadeli ÖTV teşvik uygulamalarında yaşanan, devletin vergi kaybının söz konusu olmasının yanı sıra sektör için de geçici bir rahatlama sağlamaktan öteye geçmemesidir” diyen Bozkurt, “Öyle bir yeni yapı kuralım ki; hem devletin mevcut vergilerinde kayıp olmasın, hem de modern teknolojiye ayak uyduran bir sistemimiz olsun” dedi.

YATIRIMCI İÇİN DE ÖNEMLİ
Yeni bir vergi düzenlemesinin Türkiye’ye yapılacak yeni yatırımları da cesaretlendireceğine vurgu yapan Bozkurt, “Hem Türkiye’de mevcut olan markaların buraya yapacağı ilave model yatırımı için hem de henüz Türkiye’ye gelmemiş ama gelmeyi ciddi şekilde düşünen markaların da cesaretlenmesi için bu sistemi değiştirmemiz gerekiyor. Ülkemize yapılacak her türlü yeni yatırım, ihracatımızı yükseltip, cari açığın kapanmasında hayati önem taşıyacaktır” diye konuştu.
BAKANLIK ERTELEMEDİ
“2021’den sonra emisyonla ilgili Avrupa’da bir geçiş daha yaşayacağız” diye konuşan Bozkurt, “Geçtiğimiz haftalarda Sanayi Bakanlığı devrim niteliğinde bir karar aldı ve zaten bir yıl ertelenmiş emisyon geçiş takvimini tekrar ertelemedi. Bugüne kadar, her geçiş dönemi 2-3 yıl ertelenirdi. Tam markalar hazırlığını yapıp geçiş yapacakken, son dakika 2-3 yıl uzatılırdı. Neredeyse, hazırlık yapan markalar cezalandırılır, hazırlık yapmayanlar ise ödüllendirildi. İlk defa alınan bu kararla bakanlık bakış açısının farklı olacağının mesajını verdi” dedi.



