Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, 2016’ya girerken Nissan olarak 30 bin satış hedefi koyduklarını ve geçen yıl bu hedefi geçtiklerini dile getirerek, toplam pazar yüzde 1,6 büyürken satışlarını yüzde 21 artırarak 32 bin seviyesine taşıdıklarını kaydetti. 32 binlik satışın iyi bir seviye olsa da kendileri için yeterli olmadığını belirten Özkök, ” 2017 bir geçiş süreci olacak. Bu yıl pazar şartları biraz daha belirleyici olacak ama biz aşağı yukarı aynı performansı koruyacağımızı düşünüyoruz” dedi. Nissan’nın Türkiye’deki yatırımı için de konuşan Özkök, “ilk önce satışlarımızı belirli bir noktaya taşımamız lazım. Bunun için iç pazarın kuvvetli olması gerekiyor. Hem bayi teşkilatımız hem kendi ekibimizin en büyük amacı 40 binlere doğru Nissan markasını çekebilmek. Bu olduktan sonra şirket farklı kararlar alabilir” açıklaması yaptı.

KUR ARTIŞI PAZARI ZORLAYCAK
Nissan Genel Müdürü Sinan Özkök, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışının döviz kurlarındaki yükselişle aynı dönemde gelmesinin otomotiv sektörünü zorlayacağını belirterek, 2017’de pazarın 800-850 bin bandına gerileyebileceğini söyledi. Özkök, yaptığı değerlendirmede, otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarının 2016’da bir önceki yıla göre yüzde 1,6 büyüyerek 983 bin 720 seviyesine ulaşmasıyla bir rekorun daha kırılmasının sektörün gücünü gösterdiğini ifade etti. Sektör olarak 2015’teki 968 binlik rekorunun ardından 2016’ya başlarken biraz daha stabil bir yıl beklediklerini ancak 15 Temmuz darbe girişimi, döviz kurundaki artış, Suriye meselesi ve diğer gelişmeler üzerine pazarın 2015’in altında kalabileceğini düşündüklerini aktaran Özkök, yaşanan tüm olaylara rağmen özellikle kasım ve aralık aylarındaki performansla çok iyi bir seviye yakalandığını dile getirdi. Özkök, 2016’da üretimi 1,5 milyona çıkan otomotiv sektörünün ihracattaki payının 24 milyar 250 milyon dolar ile yüzde 17’ye yükseldiğine değinerek, “Sektörümüz üretim, ihracat ve iç pazarda rekor kırdı. İstihdamda çok iyi seviyedeyiz. Otomotiv bunca olumsuzluklara rağmen Türkiye’deki lokomotif sektördür. 2016’yı çok şükür iyi bir şekilde kapattık. Bu lokomotifin 2017’de de durmaması gerekiyor.” dedi. Türkiye gibi güçlü bir ekonominin iç pazarının da kuvvetli olması gerektiğine işaret eden Özkök, “Biz neden sadece 1 milyonu hedefliyoruz da 1,5 milyona gitmek için uğraşmıyoruz? Vergi sistemi ya da teşvik uygulamaları gibi yapısal birtakım tedbirlerle 950 bin-1 milyon bandında sürekliliği sağlayabilmemiz lazım. Burada da devlet politikası en önemli konulardan bir tanesi.” yorumunu yaptı.
ÖTV ETKİSİ GÖRÜLMEYE BAŞLANDI
25 Kasım 2016’da yapılan ÖTV artışının kendileri için sürpriz olduğunu belirten Özkök, markaların hem ÖTV hem de kur artışını düzenledikleri kampanyalarla yılın son aylarında müşteriye yansıtmamaya gayret ettiğini söyledi. ÖTV ve kur artışının üst üste gelmesinin etkisinin ocak ayından itibaren görülmeye başladığını anlatan Özkök, şunları kaydetti: “Yılın ilk 6 ayında biraz zorlanacağız gibi görünüyor. Eğer ÖTV aynı kalsaydı, kurların artışıyla beraber sektörde yüzde 3-5’ler seviyelerinde zamlar düşünecektik. Bunu da aylara yayacaktık. Ancak kur artışının üstüne bir de şimdi yüzde 45’ten yüzde 50’ye çıkan bantta yüzde 3,5-4 ÖTV farkı oynuyor. Diyelim ki daha önce araç belki 40 bin liranın altındaydı. Ama şimdi kurlar yüzünden aracın maliyeti 40 bin liranın üzerine çıktı. Kurlardaki bu yükseliş otomobilin çıplak fiyatını artırdığı için bu bandın üzerine çıktı. Bandın üzerine çıktığınız zaman zaten ÖTV de katmer katmer artmaya başlıyor. Normalde ÖTV önceki seviyesinde kalsaydı, aracın fiyatı kur kaynaklı yüzde 3 artacakken, yüzde 3,5’lik ÖTV farkıyla bu artış yüzde 6,5 olacak. Yani ÖTV artışının kur artışı ile aynı döneme düşmesi bizim için gerçekten zorlayıcı bir sebep oluyor.”
Özkök, 2016 sonu için dolar kurunda 3,35-3,50 bandını öngördüklerini ancak kur şimdiki seviyelerinde kalırsa fiyat artışlarının yüzde 3-5’lerden daha fazla olabileceğini vurgulayarak, bunun hemen olmasa da fiyatlara kademeli bir şekilde yansıtılabileceğini aktardı. Kurların tekrar öngördükleri seviyelere gelmesi temennisinde bulunan Özkök, “Bu ortamda en zor noktalardan biri öngörü yapabilmek. 2017’yi planlamak durumundayız. Otomotiv sektörünün üretim ve tedarik süreçleri 4-5 ay sürüyor. 4-5 ay sonra ne kadar satabileceğimi öngörmem gerekiyor ki ona göre üretimimi, kampanyamı, finansmanımı planlayayım. Sadece ‘Bu kadar satacağız’ demekle olmuyor. Maalesef şu anda bunu öngöremiyoruz. En büyük sıkıntımız bu.” diye konuştu. Özkök, 2017 yılı için önceki yıla göre yüzde 10’luk daralmayla 875 bin seviyesinde bir otomotiv pazarı tahmini yaptıklarını ancak kurlardaki bu son gidişattan sonra büyük ihtimalle düşüşün yüzde 15 civarında olacağını ve pazarın 800-850 bin bandına doğru gerileyeceğini düşündüklerini anlattı.
Aralık ve ocak aylarındaki talebin kasım ayına çekilmesinin etkisiyle sektör genelinde yılın ilk günlerinde bir sakinlik hakim olduğunu bildiren Özkök, yeni ÖTV yapısının otomobil pazarında B ve C segmentlerine talebi artıracağı öngörüsünde bulundu.


