Renault teknoloji şirketine dönüşüyor

0

Yaklaşık altı ay önce Renault’nun direksiyonuna geçen Luca de Meo, Fransız otomotiv grubunda stratejik bir devrimin duyurusunu yaptı. Açıklanan yeni yol haritasına göre Renault, kendisini klasik bir üreticiden çok, elektrikli araçlara yoğunlaşan bir teknoloji şirketine konumlandıracak.

Renault CEO’su Luca de Meo açıkladığı yeniden yapılanma planı, sürdürülebilir kârlılık nihai hedefine sahip. Aynı zamanda Renault, Avrupa’da 2050 yılına kadar gurubun karbon izini de sıfıra indirmek istiyor. Sunumun yapıldığı ekranda görünen yeni logo da değişimin ip uçlarını yansıtıyor.

5 yıllık stratejik planını duyuran marka ‘Nouvelle Vague’ (Fransız Yeni Dalgası) adını verdiği yeni dönemle Avrupa otomobil pazarına modern bir yaklaşım getiriyor. 2025 yılına kadar 14 ana model piyasaya sürecek olan Renault, bunların 7’sini tamamen elektrikli, diğer 7 aracı ise C ve D segmentinde üretecek. Tüm yeni modeller elektrikli veya hibrit versiyonlara sahip olacak.

Renault 5 Prototip’i tanıtan marka, yeni ürün yaklaşımını da gösterdi.

Renault Grubu, Renaulution sunumunda Renault markasının önümüzdeki 5 yıl ve sonrası için stratejilerini açıkladı. Renaulution stratejik planıyla Renault, otomotiv pazarındaki değişiklikleri benimsiyor. “Nouvelle Vague” adını verdiği yeni dönemde Renault, teknoloji, hizmet ve temiz enerji markasına dönüşerek otomotiv endüstrisine modern bir yaklaşım getirecek. Elektrikli ve hidrojen çözümleriyle enerji geçişindeki liderliğini sürdürecek olan marka, 2025 yılına kadar Avrupa’daki en çevreci ürün gamını sunacak. Teknoloji tarafında ise yazılım, veri, siber güvenlik ve mikroelektronik için özel olarak hayata geçirilmiş “Software République” adlı açık ekosistemi güçlendirilecek. Bu ekosistem, bağlantılı servislerle Renault ürün gamını besleyecek. C segmentine yönelik daha iyi bir ürün gamı dağılımı, son teknolojilerin geliştirilmesi ve yeni iş fırsatları ile değer yaratılacak.

Renault, efsanevi küçük spor otomobili R5’i elektrikli olarak tekrar canlandırma kararı aldı. Prototipi de tanıtan CEO Luca de Meo, Fransız markayı Avrupa’da elektrikli otomobillerin lideri yapmak istiyor. Bu aynı zamanda Volkswagen için bir meydan okuma anlamına geliyor.

İnovasyon, Renault markasının 120 yıldır hep merkezinde yer aldı. Markanın ‘Yeni Dalga’ döneminde, hedeflerini gerçekleştirmek için güçlü değerleri bulunuyor. Elektrikli mobilite ve servis hizmetlerindeki deneyimi ve 300 binden fazla araç satışı ile Renault, 10 yıldır Avrupa elektrikli araç pazarının lideri konumunda. Renault’nun yaratıcısı olduğu, 150’den fazla patent içeren hibrit teknolojisi E-TECH için, markanın elektrik ve F1 tecrübelerinden yararlanıldı. Yazılım Fabrikası ise yazılım, veri ve bulut teknolojileri konularında uzmanlaşan 1000’den fazla mühendisi bir araya getiriyor. Bu kadroya yakında yeni mühendisler de eklenecek. Avrupa’nın mobiliteye özgü ilk döngüsel ekonomi fabrikası olan Flins Re-Factory, markanın modernliğini bünyesinde barındırıyor. Grubun Renaulution stratejik planında ortaya koyulan projeksiyon göz önünde bulundurulduğunda, tüm bunlar sadece birer başlangıç niteliği taşıyor.

2025 yılına kadar Renault markalı yedisi tamamen elektrikli, geri kalanı hibrit olmak üzere 14 yeni model tanıtılacak. Amaç, 2025 yılına kadar Avrupa’daki tüm üreticiler arasında, elektrikli ve çevreci araçlarda liderlik. De Meo, “Elektrikli araçlarımız aynı zamanda çok karlı. Markamızın hayat sigortası elektrikli araçlar olacak” açıklaması yaptı.

Renault Grubu CEO’su Luca De Meo: “Renault olarak dalgalardaki kırılmaları kabulleniyor ve kendi ‘Yeni Dalga’mızı yaratıyor, otomotiv endüstrisine modern bir yaklaşım getiriyoruz. Electro Pole projesi ile elektrikli araç liderliğini güçlendiren, hidrojene yatırım yapan, 2025 yılına kadar Avrupa’nın en çevreci ürün gamına ulaşmayı hedefleyen bir enerji markasına dönüşeceğiz. Ayrıca kurum içi inovasyon ve siber güvenlik gibi kilit alanlarda Avrupa’ya özgü bir uzmanlık geliştirmeyi amaçlayan açık bir ekosistem olan ‘Software République’ aracılığı ile bir teknoloji markası olacağız. Bu durum servis hizmetleri markası olarak bize, dahili ve harici yüksek teknolojili bağlantılı servisler yardımıyla rekabet avantajı sağlayacak. Bu çağdaş vizyonumuzun temellerini Fransa’da atıyoruz. Çünkü marka olarak gücümüzün ve ruhumuzun köklü geçmişimizde yattığının bilincindeyiz. Bir yandan geçmişiyle sıkı bir bağı bulunan, bununla birlikte elektrikli olmasıyla gelecek niteliği taşıyan Yeni R5, Renault’nun ‘Yeni Dalgası’nı kusursuz temsil ediyor.”

Üç rekabet alanı

Renault’nun dönüşümünün ana hatları:

Teknoloji markası: Dünyada öncü, yeni nesil mobilite OEM’leri ve tedarikçileri yaratmayı hedefleyen ekosistem yaklaşımına sahip bir teknoloji markası. “Software République” adı verilen bu ekosistem, Renault’nun yanı sıra diğer kurucu üyeler ve gelecekteki partnerlerin ortak bir uzmanlık geliştirmesine yardımcı olacak. Ayrıca Avrupa’ya özgü bilgi birikimi oluşturulmasına ve büyük veriden elektroniğe kadar kilit teknolojilerdeki egemenliğin savunulmasına imkân verecek. Ekosistem sayesinde Renault’nun araçları, önde gelen yapay zeka ve siber güvenlik sistemleriyle donatılacak.

Groupe Renault CEO’su Luca de Meo, “Teknolojiyle çalışan bir otomobil şirketinden, otomobillerle çalışan bir teknoloji şirketine evrilecek ve 2030’a kadar gelirimizin en az yüzde 20’sini hizmetler, veri ve enerji ticaretinden elde edeceğiz” açıklaması yaptı.

Servis hizmetleri markası: Araçlarında en iyi bağlantılı ve yüksek teknoloji servisleri sunan bir servis hizmetleri markası. 2022’de Renault, yeni bilgi-eğlence sistemi My Link’i tanıtacak. Marka böylece, Google servislerini pazardaki ana ürünlerine getiren ilk otomotiv üreticisi olacak.

Her geçen gün daha akıllı hale gelen Renault modelleri, değerini ve ömrünü zamanla daha da artıracak. Ayrıca Flins’teki fabrikasında tüketim döngüsünü kırmaya ve araçların ömrünün sonuna kadar değer üretmeye çalışacak. ‘Re-Factory’ adlı tesis, yılda 100 binden fazla ikinci el aracı yenileyecek. Dizel motorlu hafif ticari araçları biyogazlı ve saf elektrikli araçlara dönüştürecek. Renault ayrıca ikinci ömrüne gelen ya da ömrünü tamamlamış piller konusunda da büyük bir avantaja sahip. Değer zincirinin bu parçalarının kontrolü markaya, yeni iş senaryoları ve değer yaratma potansiyeli sunacak.

Temiz enerji markası: Enerji geçişinin lideri olan bir temiz enerji markası. Devrim niteliğindeki E-TECH teknolojisi sayesinde hibrit pazarında lider markalara meydan okuyan Renault, kendine özgü iki özel elektrikli araç platformu CMF – EV ve CMF-B EV’de vücut bulan yeni ürün aileleriyle, elektrikli araç pazarındaki liderliğini ise sürdürecek. Marka ayrıca hafif ticari araçlar için uçtan uca hidrojen çözümlerini pazara sunacak. Tüm bu planlarla hedef, Avrupa’nın en çevreci ürün gamına sahip olmak.

Renault ürün çeşitliliği de hem elektrikli hem de segmentasyon anlamında yeniliklere sahne olacak. 2025 yılına kadar 14 ana model piyasaya sürecek olan Renault, bunların 7’sini tamamen elektrikli, diğer 7 aracı ise C ve D segmentinde üretecek. Marka ürün gamındaki yeni konumlandırmalarıyla B segmentindeki liderliğini korurken, C-segmentinde tekrar başa oynamayı hedefliyor.  2025’e kadar üst segmentlerdeki satışların toplam satışların %45’ini oluşturması planlanıyor.

Renault 5 Prototipi: Kült bir otomobilin yeniden doğuşu

Marka Renaultion toplantısında ruhunu köklerinden alan . ‘Renault 5 Prototip’i de tanıttı. Sevimli, küçük şehir otomobili Renault 5 Prototip, markanın zamansız başarılarından birini modern ve tamamen elektrikli bir şekilde ile geleceğe taşıyor. Orijinal tasarımdan güçlü özellikleri bünyesinde barındıran Renault 5 Prototip’i, sarı vurgularla eğlenceli, afacan yanını koruyor. Gilles Vidal’in tasarım ekibi, Renault’nun geçmişindeki dünyaca ünlü bir kült model olan R5’ten ilham aldı. Modern yaklaşım; elektronik, mobilya ve spor dünyasından esinlenen materyallerde de göze çarpıyor.

Yüzde 100 elektrikli model Renault’un 1972-1996 yılları arasında üretilen efsanevi R5 modeline göndermeler yapıyor.

Renault Tasarım Direktörü Gilles Vidal, “Renault 5 prototipinin tasarımı, marka mirasımızın kült modeli olan R5’i, temel alıyor. Prototip, modernliği ve zamana uygun bir otomobili temsil ediyor: Şehirli, elektrikli, çekici” dedi.

Prototipe bakıldığında R5 kolayca tanınabilir ancak fütüristik ayrıntılarla yapılan modern dokunuşlar (aydınlatma, ön kısım…) sayesinde ortaya çıkan sonuç, günümüz ruhunu eksiksiz yansıtıyor. Orijinal tasarımdan modernleştirilerek alınan stil öğeleri, son derece modern fonksiyonları da örtüyor: Şarj kapağını gizleyen kaput hava girişi, hava  kanatçıkları içeren arka farklar, gündüz farı olan tampondaki sis farları. Yan ızgara, jantlar ve arka taraftaki logo ise adeta orijinal R5’i selamlıyor. Mobilya dünyasından esinlenilen ön kısım ve tekstil tavan, afacan ve kalpleri fetheden bir Fransız cazibesinin ipuçlarını veriyor. Ön ve arka logolar aydınlatılarak prototipe hayat veriyor. Aracın Fransa’da ortaya çıktığının altını çizen aynalardaki Fransız bayrağı, koltuk başlıkları ve ön paneldeki küçük şeffaf ekranda görünen isim, yolculuğa davetiye çıkartıyor.

 

 

Paylaş.

Yorum Yapın

Copyright 2020 OTOMOBİLPORT