Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW, sürdürülebilir mobilite misyonu kapsamında, temellerini BMW X5 modelinden alan ilk hidrojen yakıt hücreli prototipi BMW i Hydrogen NEXT’in yol testlerini gerçekleştirmeye başladı. Otomotiv endüstrisindeki sürdürülebilirlik dönüşümüne yön veren markaların başında gelen BMW, çevre dostu yapısıyla öne çıkan hidrojen yakıt hücreli prototip modeli BMW i Hydrogen NEXT’in test sürüşlerini Avrupa yollarında gerçekleştiriyor.
Hidrojen yakıt hücresi teknolojisi, BMW Group’un esnek aktarma organları stratejisi kapsamında geliştirdiği içten yanmalı motorları, plug-in hybrid sistemleri ve batarya temelli elektrikli araçları desteklemek için uzun bir gelecek potansiyeline sahiptir. Bu teknolojinin öne çıktığı en belirgin ve güçlü yönleri ise özellikle elektrik şarj altyapısına sahip olmayan, sık sık uzun mesafeli sürüşlerde araçlarını kullanan tüketiciler için çekici bir alternatif olması.
İçten yanmalı konvansiyonel bir motorun işlevselliğini de bünyesinde barındıran BMW i Hydrogen NEXT, hava koşullarından etkilenmeden, yakıt deposunun hacmine paralel olarak kullanıcılarına yüksek bir menzil mesafesi sunuyor. Ayrıca hidrojen yakıt dolumu 3-4 dakika içinde hızlı bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.
BMW’nin Karakteristik Sürüş Keyfi i Hydrogen NEXT Modelinde de Devam Edecek
BMW i Hydrogen NEXT’in test sürüşlerinde odaklanılan bir diğer nokta ise BMW’nin geçmişten günümüze gelen kendine has sürüş keyfinin aynen devam etmesi. Yakıt hücresi, hidrojen tankları ve merkezi araç kontrol ünitesi gibi sistemleri oldukça detaylı kontrollerden geçen BMW i Hydrogen NEXT’in laboratuvar ortamında tamamlanan yüzlerce teknik incelemesinin ardından, şimdi de günlük kullanım koşullarına uygun yol testleri gerçekleştiriliyor. Tüm detaylar dikkate alınarak yapılan bu testler, BMW’nin sahip olduğu karakteristik sürüş keyfinin tutkunlarına BMW i Hydrogen Next’te de değişmeden aktarılabilmesi üzerine gerçekleşiyor.
374 Beygir Güç Üretecek
BMW i Hydrogen NEXT’de kullanılan sistem, aracın yakıt deposunda taşıdığı hidrojen ile havadaki oksijenin kimyasal bir reaksiyona girerek ihtiyaç duyulan enerjiyi açığa çıkarması prensibi ile çalışıyor. Açığa çıkan bu enerji iki yönlü olarak ya pillerin dolumu ya da otomobilin hareketi için yönlendirilebiliyor.
