Castrol “Elektrikli Geleceğe Bağlanın” araştırmasıyla, Türkiye’de elektrikli araçların yaygınlaşmasını etkileyen kritik faktörleri ortaya çıkardı. Yaygınlaşma için tüketiciler açısından en önemli faktörler sırasıyla; fiyat, araç marka ve modeli, altyapı, menzil ve şarj süresi. Araştırmaya göre elektrikli de olsa marka ve model Türkler için çok önemli. Türkiye’deki tüketiciler, elektrikli araç sahipliğinde yüzde 21 ile en önemli ikinci faktörün aracın marka ve modeli olduğunu düşünüyor. Oysa global tüketiciler için bu oran yalnızca yüzde 4.
Araştırmaya göre, Türkiye’deki tüketiciler ortalamada; benzinli bir araca kıyasla elektrikli bir araca ortalama yüzde 19 daha fazla ödeyebileceklerini söylüyor. Aynı zamanda ortalama şarj süresi beklentilerini 28 dakika ve ortalama menzil beklentilerinin 406 kilometre olduğunu ifade ediyorlar. Sekiz ülkede yapılan araştırmada ise, tüketiciler için şarj süresi beklentisi 31 dakika ve 469 kilometre menzil olarak ifade edilmişti.
Türkiye en çok aracın fiyatına bakıyor
Aracın fiyatı, tüketicilerin elektrikli araca geçişinde ilk sıradaki kritik faktör. Tüketicilerde araç fiyatı kritik faktör sıralamasında yüzde 31, filo yöneticilerinde yüzde 48 ile ilk sırada ve otomotiv sektörü profesyonellerinde yüzde 27 oranıyla ikinci sırada yer alıyor. Araç fiyatı global araştırmada da tüketiciler için yüzde 38 ile ilk sırada yer alıyor. Sektör profesyonelleri için ilk kritik faktör yüzde 31 oranıyla menzil. Ortalama menzil beklentisi sektör profesyonellerinde, tüketici beklentisinin üzerinde 508 km olarak ifade ediliyor.
Türkiye’de tüketicilerin yüzde 68’i, AVM’ler, benzin istasyonları, bakım ve onarım servisleri gibi alanlarda sürüş alışkanlıklarını destekleyen uygun şarj altyapısından emin olması durumunda elektrikli araç satın almayı düşünebileceklerini belirtiyor. Türkiye’deki sektör profesyonelleri ve filo yöneticileri de şarj altyapısının elektrikli araçların yaygınlaşmasını etkileyen ilk üç sıradaki faktörlerden olduğunu ifade ediyor. Sektör profesyonelleri ayrıca, elektrikli araçların yaygınlaşmasında hibe ve teşviklerle beraber; araç üreticilerinin yeterli bütçeler ayırmasının önemli faktörlerden biri olarak ön sıraya koyuyor. Filo yöneticilerinin yarısı, yüzde 30 civarında teşvik veya vergi muafiyeti olması halinde filosuna elektrikli araçlar katabileceğini söylüyor.
