Stellantis, teknolojik gelişimini yeni yatırımlarla devam ettiriyor. Bu doğrultuda grup, “Dare Forward 2030” (2030’a Cesaretle) stratejik planı hedeflerine ulaşma açısından kritik bir rol oynayan küresel teknoloji merkezleri ve test tesislerine 33 milyon euroluk yatırım yaptığını açıkladı. Ar-Ge yatırımları dışında güvenlik ve aerodinamik merkezlerine yapılan güncel yatırımlar, Stellantis’in elektrikliye geçiş ve dijital devrimdeki büyümesini destekliyor ve sürdürülebilir bir ulaşım teknolojisi şirketine geçişini hızlandırıyor. Bu yatırım kapsamında İtalya, Torino’daki güvenlik merkezine, elektrikli ve otonom araç geliştirme ve sertifikalandırma için bilgisayar destekli kamera konumlandırma sistemine sahip test parkurları ekleniyor.

Avrupa’da %100 ABD’de %50 BEV satış hedefi
Stellantis, Dare Forward 2030 (2030’a Cesaretle) stratejik planı ile; 2030 yılına kadar Avrupa’da binek otomobil satışında %100 BEV oranı ve Amerika Birleşik Devletleri’nde binek otomobil ve hafif ticari kamyon satışında %50 BEV oranına ulaşmayı hedefliyor.
Bu yıl 275’ten fazla elektrikli aracı test edecek
Orbassano Güvenlik Merkezi’ne yapılan 5 milyon Euro’luk yatırım, markaya her tür elektrikli aracı (yarı hibrit, şarj edilebilir hibrit ve batarya elektrikli araçlar) test etme becerisi kazandırıyor. Tesis şu anda günde en az iki çarpışma testi yapıyor ve bu yıl 275’ten fazla elektrikli aracı test edecek. Orbassano’da test edilen araçlar, 175’in üzerinde uluslararası güvenlik ve teknolojik standardı karşıladığına dair sertifikalandırılabiliyor.
Test parkurlarının darbe bölgesi, ön ve yan darbe testleri için Messring hareketli blok ile donatıldı ve Orbassano, Yol Güvenliği Sigorta Enstitüsü (IIHS) tarafından uygulanan yolcu tarafı küçük örtüşme testi dahil olmak üzere endüstrinin en zorlu testlerinden bazılarını yürütüyor. Orbassano’nun test parkurları, çarpma noktasında 13 adet hareketli harici kamera konumu ile bilgisayarlı kamera konumlandırma sistemi içeriyor. Test hattı ayrıca test aracına beş adede kadar kamera monte edilebilen gövde altı yüksek hızlı video özelliği içeriyor.
Tüm olası gerçek yaşam çarpışma senaryolarını kapsıyor
Tüm bu görüntüler ve veriler, Stellantis mühendislerine mevcut ve gelecekteki araç tasarımları için değerli veriler sağlıyor. Veriler ayrıca, dijital araç geliştirme modellerini iyileştirmek için Fransa (Belchamp), ABD (Chelsea, Michigan) ve Brezilya (Betim)’da güvenlik test merkezleri dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki Stellantis tesisleri ile paylaşılıyor. Bu ileri teknolojik tesis, Stellantis’in dijital güvenlik mühendisliği süreciyle tamamen entegre olup, en verimli araç geliştirme çözümüne olanak tanıyor ve neredeyse tüm olası gerçek yaşam çarpışma senaryolarını kapsıyor.
2024’te faaliyete geçmesi planlanıyor
Auburn Hills’deki mevcut aerodinamik test parkuru, 140 mil/saat hıza kadar rüzgâr üretiyor. Şirketin United Auto Workers ile 2019 yılında yaptığı sözleşmede yer alan tahmini 85 milyon dolarlık taahhüdün bir parçası olan hareketli zemin teknolojisinin 2024’te faaliyete geçmesi planlanıyor. Yeni özellik, Avrupa’daki iki tesis de dahil olmak üzere hareketli zemin teknolojisiyle donatılan öncü merkezlerden oluşan küresel bir ağın parçası olan Auburn Hills’deki gelişmiş aero-akustik rüzgâr tünelinin becerilerini daha da geliştirecek.



