GEÇTİĞİMİZ ay ÖTV oranlarında yapılan değişiklikle rağmen piyasanın satış hızı düşmedi. Yüzde 100 elektrikli modellerde yüzde 10’dan yüzde 25’e çıkmasına rağmen, özellikle yerli üretim bazı modellerde yüzde 70’e düşen ÖTV oranları satışları frenlemedi. “Geçtiğimiz ay gerçekleşen ÖTV değişikliğinin ardından herkes, ‘Pazar buna nasıl tepki verecek?’ diye bekliyordu. Şu ana kadar gözlemlediğimiz kadarıyla, olumsuz bir tepki yok. Bu hızla giderse Ağustos ayının da satışların 100 bin üzerinde çıkması şaşırtıcı olmayacak” açıklaması yapan Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “2025’in ilk 7 ayında beklenenin üzerinde bir pazar adedi elde edildi ve geçen yılın üzerinde bir tempo ortaya çıktı. Bu hızla devam edilirse pazar, 1 milyon 250 bin-1 milyon 300 bin arasında bir adede doğru gidiyor” dedi.
TARİHİ REKOR KIRACAK
Toyota olarak bu yıl Türkiye’de kendi tarihi rekorlarını kıracaklarının altını çizen Ali Haydar Bozkurt, “Yılı 85 bin adedin üzerinde toplam satışla kapatmayı planlıyoruz. Toyota Türkiye olarak bizim meselemiz aslında satmak değil, araç bulmak. Toyota dünyanın en çok satan markası. Her ülkeden yüksek araç talebi devam ediyor. Dolayısıyla her modelden istediğimiz adetleri alamayabiliyoruz. Geçtiğimiz yılı 61 bin adetle kapatmıştık ve bu yılı 85 bin adetle tamamlayacağız. 17-20 bin adet üzerinde olabilecek potansiyelimiz varken bazı modellerde istediğimiz adetleri alamadığımız için yılı 85 bin adetlerde kapatacağız” değerlendirmesini yaptı.
TÜRKİYE COROLLA CROSS’TA EN BÜYÜK PAZAR
“Bu yıl Corolla Cross Hybrid satışlarını 11-12 bin ile kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu adetlerle aslında talebin ancak yarısını karşılayabiliyoruz” diye konuşan Bozkurt, “AB’ye tahsis edilen Corolla Cross’ların yüzde 20’sini biz alıyoruz ancak bu dahi yüksek talep karşısında yetersiz kalıyor. Türkiye, bu yoğun taleple birlikte Avrupa’da Corolla Cross’un en büyük pazarı haline geldi. C-SUV segmentinde yer alan C-HR Hybrid ve Corolla Cross Hybrid modellerimiz ile segment liderliğimizi koruyoruz. Bununla birlikte Corolla Sedan Hybrid’de de adet bulmaya çalışıyoruz. Proace Verso modelinde de talep çok yoğun. Aynı şekilde, Toyota C-HR Hybrid’in de dönem dönem bulunurluk konusunda zorluklar yaşayabiliyoruz. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde 17-20 bin adet civarında daha fazla potansiyelimiz olduğunu ifade edebiliriz” dedi.
SUV’UN PAYI YÜZDE 52
Toyota’nın uzun yıllardan bu yana sedan modelleriyle Türkiye’de güçlü bir konum elde ettiğini hatırlatan Bozkurt, son yıllarda ise SUV’ların öne çıktığını kaydetti. Bozkurt, “2024 yıl sonunda binek araçlarımızdaki SUV satış oranımız yüzde 37 iken, 2025 yılı sonunda bu oran yüzde 52’ye yükselecek. Yaris Cross Hybrid, Toyota C-HR Hybrid, Corolla Cross Hybrid, RAV4 ve Land Cruiser Prado olmak üzere çok farklı ve segmentindeki en iddialı SUV’lara sahibiz.
Yenilenen Corolla Cross Hybrid, SUV segment payımız daha da artıracaktır. Aynı zamanda hibrit araç segmentinde de liderliğimiz devam ediyor. Hibritlerde % 20’lik bir pazar payımız var. Tam hibritlerde yüzde 73’lük paya sahibiz. 10 araçtan 7.5’i Toyota Hybrid olarak satılıyor” açıklaması yaptı.
BİR YILDA 1.4 MİLYON FİDAN
ALJ Türkiye bünyesinde yer alan Toyota, Lexus ve BYD markalarından satılan her bir araç için 10 fidan kampanyası başlatmıştı. Ağaç seferberliği ile 1 yılda 1.4 milyon fidan dikilmesi hedefleniyor. Araç seferberliği projesinin 150 milyon liralık bütçeyle hayata geçeceğini söyleyen Bozkurt, ALJ Türkiye çatısı altındaki üç markadan satılan her araç için 10 fidan dikiyoruz. ALJ Türkiye olarak yıllık ortalama satışımızın 140 bin civarında olacağını tahmin ediyoruz ve böylece 1 yılda 1.4 milyon fidanı toprakla buluşturacağız. Bunu her yıl yapacağız ve bu konuda OGEM-VAK ile çalışıyoruz. Biz bu seferberliğe farklı sektörleri de davet ediyoruz. Mesela Castrol Türkiye, biz duyuru yaptıktan 1 gün sonra seferberliğimize katıldı. REYSAŞ da bizi aradı ve onlar da 1 hatıra ormanı oluşturacaklar. Naci Görür hocanın öğrencileri de Rumeli Üniversitesi olarak ‘Biz de varız’ dediler” diye konuştu.
Tüketici daha düşük ÖTV’li modele yönelecek
Bozkurt, “Bugüne kadar ağırlıklı satılan modeller, ithaller ve lüks segment modelleri en üst ÖTV dilimine sıkışmıştı. Şimdi, % 70-100 bandında ÖTV dilimleri getirilmesiyle Türkiye’de üretilen modellerde % 70’ten başlayan bir avantaj oluştu. İthaller ağırlıklı olarak % 80 ve % 90 ÖTV bareminde yer almaya başladı. Lüks diye tanımlanan modeller ise % 100 ÖTV dilimine girdi. Yerli-ithal arasında % 20’lik fiyat makası oluştu. Yerliler olumlu etkilenecektir. Herkes bu yeni fotoğrafı analiz etti ve müşterilerin kendileri için avantajlı olan modellere yöneldiğini gözlemliyoruz. Kalan 5 ayda daha düşük ÖTV’si olan modellerin tercih edilme olasılığı daha yüksek. Dolayısıyla şu anki resme göre yıl sonu için 1.25 milyon-1.3 milyon arasında bir pazar seyri oluşuyor” değerlendirmesini yaptı.
Elektrikliden CDV’ye bir kayma olur mu?
Elektrikli araçların ÖTV’sinde artış yapıldığını ve % 10’luk en düşük ÖTV bareminin % 25’e çıkarıldığını hatırlatan Ali Haydar Bozkurt, yine de konvansiyonel motora sahip modellerle belli bir fiyatı makası olduğunu belirtti. Bozkurt’a göre, ÖTV artışı sonrası elektrikli araç müştilerinin bir kısmı camlı vanlara yönelebilir. Bozkurt, “CDV diye tanımlanan çok amaçlı kullanıma sahip ticari araçlarda % 15’lik ÖTV avantajı devam ediyor. Bu noktada CDV’lere belli oranda bir kayma olup olmayacağını da, önümüzdeki 1-2 ay içerisinde gözlemleyebileceğimizi düşünüyorum” dedi.
TİCARİ ARAÇLARIN PAYI YÜZDE 20-30
Bozkurt, yılın ilk 7 ayında satışlarını % 54 artırarak 50 bin adedi geçtiklerini belirterek, “Toplamda 50 bin 638 adetlik satışın 42 bin 155’i binek, 8 bin 483’ü ticari araçlardan geldi” dedi. Büyümenin en büyük paylardan birinin ticari araçlardan geldiğine dikkat çeken Bozkurt, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz aylarda yeni ticari araçlarımızın lansmanını yaptık ve yeni ek modellerle birlikte ürün gamının tamamını yeniledik. Bu sayede ticari araç segmentinin neredeyse tamamına hitap edecek bir model yelpazemiz var. Yeni ürünlerin de talep görmesiyle birlikte geçen yılın aynı dönemine göre ticari araç satışlarımızı % 98 artırdık. Bundan sonra satışlarımızın % 20-25’lik oranının ticari araçlardan geleceğini tahmin ediyoruz. Sunduğumuz yeni araçların da ticari araç segmentinde anında kabul edildiğini gördük. Yılın ilk 7 ayındaki yüksek performansımızla birlikte binek araçlarda ikinci sırada yer aldık. Binek ve ticari araçlarda ise beşinci sırada ve ticari araçlarda da yedinci sırada bulunuyoruz.”
PİCKUP AVANTAJIMIZ VAR
Yeni ÖTV düzenlemesinin ardından en büyük etkiyi 4×4 pick-up segmentinde gördüklerini belirten Ali Haydar Bozkurt, “4×2 dahil olmak üzere geçtiğimiz yıl toplamda 16 bin 800 civarında bir pick-up segmenti büyüklüğü vardı. Bunun % 83’ü 4×4’lerden oluşuyordu. Yaklaşık 13 bin kadar aracın içerisinde, sadece 2-3 bin adetlik kısmın günlük kullanım için. Geri kalan gerçekten iş amaçlı değerlendiriliyor. Bu yüzden maden, dağıtım, enerji gibi ağır şartlarda iş amaçlı kullananlar için maliyetleri ciddi oranda artıracak bir karar oldu. Bundan sonraki süreçte, 4×2 pick-up’ların bu segmenti domine edeceğini söyleyebiliriz. Bu noktada Toyota olarak avantajlı durumdayız. Hilux 4×2 versiyonu ile % 4 ÖTV oranıyla avantajlı bir model sunulmaya devam ediliyor. Bu da bizi ana rakiplerimizden ayıran en önemli konu. Böylece 4×4 versiyonuna göre yarı yarıya fiyat avantajı sağlıyoruz. 2.2 milyon TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla satışa sunuyoruz” şeklinde konuştu.
ÖTV MUAF PAYI YÜZDE 47’YE KADAR ÇIKTI
Ali Haydar Bozkurt, 2024’te Toyota satışlarının yaklaşık % 25’inin ÖTV muafiyetli araçlardan oluştuğunu, 2025’in ilk ilk 7 ayında ise yılın başında gelen yüksek talep ve yeni düzenlemelere adaptasyon süreciyle bu oranın % 47’ye kadar yükseldiğini ifade etti. Türkiye’de üretilen Toyota C-HR Hybrid ve özellikle üst donanım Corolla Sedan modelleri ÖTV muafiyeti avantajıyla önemli talep almış. Bozkurt, “ÖTV muafiyetinde 10 yıl satamama kuralı olduğu için ilk tercih Toyota oldu. Çünkü bizim Toyota olarak Garanti ON hizmetiyle 10 yıllık üretici garantimiz var. Ayrıca Toyota’nın yüksek ikinci el değerli ve sağlamlığı da markanın ÖTV muafiyetinde tercih edilen ilk marka olmasını sağlıyor” dedi.
SATIŞLAR NEDEN YÜKSELİYOR
Türkiye’de son 2 yıldır ve bu yılın ilk 7 ayındaki rekor adetleri birkaç temel sebebe bağlayabileceklerini söyleyen Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış CEO’su, şu noktalara dikkati çekti: “Elbette artan nüfusun bunda etkisi var. Bu artan nüfus içerisinde, otomobil alma yaşına gelen profiller, potansiyel müşteri olarak pazara gelmeye devam ediyor. Artışın bir diğer sebebi, Türkiye olarak 1000 kişiye düşen araç sayımız hala çok düşük seviyelerde olması. Başka bir faktör ise mobilite ihtiyacının artması. Kişisel mobiliteye çok önem veriyoruz ve hem iş hem de özel kullanım amaçlı olarak mobilite olmazsa olmaz haline geldi. Bir diğer sebep olarak da yaşlı araç parkını söyleyebiliriz. Bu oran, araç değiştirme ihtiyacını tetikliyor. Satın alımların önemli bir oranını, zaten aracı olup değiştirenler oluşturuyor. Aradaki farkı karşılayabildiği anda aracını yeniliyorlar. Bir diğer faktör olarak Türkiye’de otomobil yenileme aralığının düştüğünü gösterebiliriz. Geçmişte bu oran 5.5-6 yıl seviyelerindeydi ve bu oran biraz daha düşmüş durumda.”
