Türkiye’de filo sektörünün durumunu ve mobilite trendlerinin gelişimini değerlendirmek üzere TEB Arval’in desteğiyle her yıl gerçekleştirilen Arval Mobility Observatory araştırmasının 2025 yılı sonuçları açıklandı. Türkiye de dahil 28 ülkeden toplam 8 bin 61 üst düzey yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, operasyonel kiralama ve filo yönetiminin temel dönüşüm alanlarının “çevresel sürdürülebilirlik”, “maliyet verimliliği” ve “çalışan memnuniyeti” olduğunu ortaya koydu. Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında, binek araç filosunu elektrikli ve hibrit enerji teknolojilerinin (BEV, PHEV, HEV) kullanımı açısından dönüşüme açık görünüyor. Şirketlerin yüzde 47’si önümüzdeki üç yıl içinde operasyonel kiralamayı artırarak maliyetlerini optimize etmeyi hedeflerken, yüzde 29’u filolarına ikinci el araçları da dahil ederek, maliyet verimliliği sağlamayı planlıyor.

FİLOLAR BÜYÜYECEK

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 93’ü filoların önümüzdeki üç yıl içinde büyüyeceğini ya da sabit kalacağını öngörüyor. Bu rakamın yüzde 57’si filosunu koruyacağını, yüzde 35’i ise filosunda büyüme  olacağını tahmin ediyor. Aynı oran Avrupa’da yüzde 67 ve yüzde 24 olmak üzere toplamda yüzde 91, dünya genelinde ise yüzde 64 ve yüzde 27 olmak üzere toplamda yüzde 91 olarak görüldü. Türkiye, filo büyümesi açısından Avrupa ve dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme beklentisine sahip olurken, bu da Türkiye pazarını filo yatırımlarında daha dinamik hale getiriyor.  2025 yılında filolarında artış bekleyen şirketlerin yüzde 78’i, şirketleri büyüdüğü ve şirket aracı gerektiren yeni bir faaliyet geliştirildiği için filolarını büyütmeyi planlıyor. Aynı oran hem Avrupa hem de dünya genelinde yüzde 73 olarak görülüyor.

ELEKTRİKLİ VE HİBRİT ARAÇLAR ARTACAK

Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü halihazırda hibrit (HEV), şarj edilebilir hibrit (PHEV) ve bataryalı elektrikli araç (BEV) tiplerinden en az birini filolarında bulunduruyor ve önümüzdeki üç yıl içinde bulundurmayı düşünüyor. Alternatif enerji teknolojilerinin kullanımı hakkında elde edilen bilgilere göre; 2025 yılında Türkiye’de binek araç sahibi şirketlerin yüzde 59’u yakıt giderlerini azaltmak için halihazırda bu teknolojileri kullanmayı düşünüyor. Diğer kullanım nedenlerininse yüzde 42 ile çevresel etkilerinin daha düşük olması ve yüzde 32 ile çalışanların talepleri olduğu belirtiliyor. Ayrıca şirketler elektrikli araçlara geçişte şarj stratejilerinin geliştirilmesine yatırım yapmaktadır; görüşme yapılan şirketlerin %89’u halka açık şarj, evde şarj veya iş yerinde şarj politikalarından en az birini uyguluyor veya gelecekte bir politika oluşturmayı planlıyor.

BAĞLANTILI ARAÇLAR GÖZDE

 

Türkiye’de 2025 yılında şirketlerin yüzde 53’ü filolarının tamamı veya bir kısmı için bağlantılı araçlara sahip bulunuyor. Bu şirketlerin yüzde 30’unun bağlantılı binek araçları ve yüzde 36’sının bağlantılı hafif ticari araçları olduğu belirtiliyor.2025 yılında Türkiye’de bağlantılı araçlara sahip şirketlerin yüzde 57’si araç takip sistemleri sayesinde araçtan gelen verileri halihazırda kullanıyor veya önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı planlıyor.

OPERASYONEL KİRALAMA YAYĞIN

2025 yılında Türkiye’de şirket araçlarını finanse etmede en çok tercih edilen yöntemin yüzde 30 ile operasyonel kiralama olduğu görünüyor. Bu oranı yüzde 28 ile finansal kiralama, yüzde 15 ile kredi kullanımı, yüzde 24 ile peşin satın alım takip etmekte. Avrupa genelinde operasyonel kiralama yüzde 27, dünya genelinde ise yüzde 27, olarak gerçekleşiyor. Türkiye’de Avrupa ve dünya verilerine göre operasyonel kiralama tercihi, filo finansmanında öncü yöntem olarak dikkat çekiyor. Ayrıca araştırmaya katılan Türk şirketlerinin yüzde 47’si, filo finansmanı için operasyonel kiralama modeline geçmeyi ya da finansman modelinde operasyonel kiralamanın ağırlığını artırmayı planlıyor.

 

 

Share.
Leave A Reply


ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.